Hutbetu-l Hace
Rahman Rahim olan ALLAH'ın Adı İle....
Hamd, ezelden ebede dek yalnızca Allah’a özgüdür. O’nu över ve O’ndan Peygamber efendimizi, O’nun ehli beytini ve sahabilerini rahmetiyle kuşatmasını dileriz.
Allah Teala şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Allah’tan sakinilmasi gerektigi gibi sakinin. Sizler, kesinlikle müslüman olarak ölün.” (3/Ali Imran 102)
“Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan, ondan esini var eden ve o ikisinden bir çok erkekler ve kadinlar vücuda getirip (dünyanin dört bir tarafina) yayan Rabbinizden (emir ve nehiylerine riayetsizlikten) sakinin. Adini anarak birbirinizden dilekler dilediginiz Allah’tan ve sila-i rahmi kesmekten korkun. Hiç süphesiz ki O, sizin üzerinize Rakîb’tir. (En ince ayrintisina kadar her halinizi daima gözetendir.)” (4 Nisa/1) “ Ey iman edenler! Allah’tan (emir ve nehiylerine riayetsizlikten) sakinin ve dogru olan sözü söyleyin ki, Allah, yaptiginiz amelleri kabul etsin ve günahlarinizi affetsin. Allah ve Resulüne itaat eden, elbette ki bütün büyük emel ve beklentilerini elde etmistir.” (33 Ahzab/71)
Bütün hitap ve kitapların başında ifade edilmesi sünnet olan “hamd ve salat” fasılasını ifa ettikten sonra...
En doğru söz, Allah’ın kelamı ve en mustakim yol, Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) rehberlik ettiği yoldur. Yoldan saptıran en şerli şeyler, dinde sonradan çıkartılan şeylerdir. (Din adına başlı başına bir ibadet olması amacıyla) dinde sonradan çıkartılan her şey bid’attir. Her bid’at sapkınlıktır. Ve hiç şüphesiz ki, her sapkınlık azaba mustehaktır. |
|---|
| portal için tıkla | forma giriş için tıkla |
|---|
| Desinged By : | Arslan Tasarim |
|---|